Narin Güran Davasında Adalet Arayışı Sürekli Devam Ediyor. 18 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen duruşmanın ardından, Narin Güran’ın babası Arif Güran ve ailesi adliye önünde bir araya gelerek verilen karara itirazlarını dile getirdi. Arif Güran, burada yaptığı açıklamada, “Eğer toplumda hala vicdan varsa, Narin Güran dosyası sona ermemiştir. Bu dosyada, toplumu nasıl kandırdıklarını net bir şekilde gördük. Sizin çocuklarınız yok mu? Onların gözlerine nasıl bakacaksınız? Vicdan sahibi insanlara sesleniyorum. Narin Güran dosyasına sahip çıkın. Toplum, Narin Güran dosyasını bilmeden karanlığa gömmüştür. Ben Narin için adalet istiyorum. Buradan Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza çağrıda bulunuyorum. Allah, Peygamber için, Narin için ve onun hakkını asla yerde bırakmasın” dedi.
Avukat Mustafa Demir, Narin’in kimin ve nasıl öldürüldüğünün henüz bilinmediğine dikkat çekerek, “Narin’e karşı bir hakikat borcumuz var. Tüm toplumun merak ettiği ve yanıt bulamadığı sorular mevcut. Ne yazık ki, bu gün de Narin için adalet sağlanmadı. Mahkeme, geçmiş duruşmada olduğu gibi bu duruşmada da hiçbir talebi kabul etmedi. Hiçbir konuyu incelemeye almadı ve hukuksuz bir karara imza attı. Narin’e olan hakikat borcu için son aşamadaydık. Mahkeme bu konuda uyarıldı. Bu, artık son fırsattı. Kamuoyu baskısı oluşturuldu ve bir aile yok edildi. İnsanlarda, ‘Aslında o gün böyle düşündük ama neden böyle düşündük’ diye sorular belirmeye başladı ama zaman yetmedi. Çünkü hemen her şeyin üzerini kapatmaya çalıştılar. Bugün de aynı durum yaşandı. Duruşmayı kısa süre içinde erteleyerek dosyayı kapatmaya çalıştılar. Aile buna isyan ediyor. Neredeyse 2 yıl geçti, kim hangi sorunun cevabını biliyor? Narin’i kim öldürdü? Narin neden öldürüldü? Bu soruların hala cevabı yok. Katil olduğu her yönüyle ortada olan bir kişinin korunması ve gerçeğin araştırılmaması, herkesin katlanamadığı bir durum. Elbette katılan vekilleri bu kararı temyiz edecektir. Umudumuz, diğer sanıklar için Anayasa Mahkemesi’ne gitmek. Anayasa Mahkemesi veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ya da Adalet Bakanlığı bu dosyayı genel kurula taşıyabilir. Böylece karanlık noktaların aydınlatılması adına ve yüksek ihtimallere dayanarak kimseye ceza verilemeyeceği gerçeğiyle sadece maddi hakikate ulaşılması yönünde bir karar alınabilir” şeklinde konuştu.
Avukat Mahir Akbilek ise, “Aslında çözülmüş hiçbir soru yok, cevaplanmış bir sorun da mevcut değil. Başladığımız noktadan çok daha gerideyiz. İlk gün 10 soru varsa, şimdi 40 soru var. Bir mahkemenin istediği takdirde bulamayacağı hiçbir cevap yoktur. Narin davasının sembolleşmesinin nedeni de budur; bu dava içerisinde tüm hak ihlallerini görmekteyiz. Bu durum mutlaka çözülmelidir” dedi. Seyfettin EKEN-Gıyasettin TETİK-Hüseyin İÇLİ-Selim KAYA/DİYARBAKIR.