Terzilerde seçim mesaisi

MERSİN’in Anamur ilçesinden çocuk yaşta İstanbul’a gelen Mehmet Yılmaz, 1979’da Beyoğlu’nda ünlü bir terzinin yanında çırak olarak işe başladı. Yaklaşık 30 yıl önce de kendi dükkânı olan Yılmaz Modaevi’ni açtı. Müşterileri hep bürokrasiden isimler oldu. Ankara’da nam salınca seçim dönemlerinin elbisecisi olarak öne çıktı. Başta Yılmaz Modaevi olmak üzere, erkek terzilerinde seçim tarihi açıklandığından bu yana hummalı bir çalışma var. Aday adaylarının “önce benimkini dik” diye kapısını çaldığı terziler, iki katına çıkan siparişleri yetiştirmek için vardiyalı dikim yapıyor ancak tek sorun eleman bulamamak.

İŞLER YÜZDE 150 ARTTI

İstanbul Terziler Odası Başkanı Turan Aydoğdu, zaten pandemiden bu yana büyük bir taleple karşı karşıya olduklarını, seçimin bu artışı iki kat artırdığını belirtti. “Seçim tarihi belirlendikten sonra işler yüzde 150 arttı” diyen Aydoğdu, vekil adaylarının siparişleri yoğunlaştırdığını söyledi. Aydoğdu, “Hazırgiyimde fiyatlar arttıkça biz terzilerin tadilat gibi işleri de zaten çoğalmıştı. Ancak vekil adayları sıfır takım elbiselerle bu süreçte halkın karşısına çıkmak istiyor. Yeni dikime büyük rağbet var. İsimlerini de elbiseye mutlaka işletiyorlar” diye konuştu.

BEŞ ELBİSE BİRDEN İSTİYORLAR

İstanbul Beyoğlu’ndaki Yılmaz Modaevi’nin patronu Mehmet Yılmaz, “Adayla iki ayağımızı bir papuca sokuyor. Önce ‘aday adayıyım acil’ diye geldiler, şimdi de ‘aday oldum çabuk beş elbise’ diye sıkıştırıyorlar” diyen Yılmaz sadece İstanbul değil Ankara, Adana, Antalya’ya da özel dikim için gittiğini söyledi. Seçimlere bir ay gibi kısa bir süre kaldığını ancak her adayın üç-beş takım elbise birden talep ettiğini söyleyen Yılmaz, “Bu talepleri ne yazık ki karşılayamıyoruz. Beş diyene üç, üç diyene iki elbise veriyoruz. Çünkü talep çok. Bir de üç günde isterim diyorlar. Hemen ölçümü al, hatta prova bile yapma diyen de var. Ama biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü üzerindeki elbiseyi birileri beğensin, sorsun ve bize ulaşsın istiyoruz. Bu işin pazarlaması budur” dedi.

Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre adaylar genellikle İtalyan ya da İngiliz kumaştan takım elbise talep ediyor. Ancak bu talepler öylesine bir anda gelmiş ki, stoklar kısa sürede tükenmiş. Yılmaz, bu durumu, “Yurtdışından kumaş getirtmek için zaman yok. Yetişsin diye yerli kumaştan dikim yapıyoruz. Oldukça kaliteli kumaşlarımız var. Bir müşteri yüklü siparişle geldi, ‘gerisi seçildikten sonra gelecek’ dedi. Kumaş fiyatları 250 ila bin 500 arasında. Normal bir elbise üç metre kumaştan çıkıyor ama kilolu birine bu yeterli değil. Yanına mutlaka kravat, mendil gibi aksesuvarlar da öneriyoruz. Para çok fazla konuşulmuyor” sözleriyle anlattı.

SİYASETİN RACONU LACİVERT

Terzilere gelen takım elbise taleplerinin büyük bölümü lacivert. Meclis’in renginin genellikle lacivert olduğunu belirten terziler, törenlerde siyah takım elbisenin tercih edildiğini belirtti. Mehmet Yılmaz, “Bazen kahverengi, bej de isteyen oluyor ama ben onları uyarıyorum. Bu iş biraz da bu alanı bilmek demek” dedi.

Pantolon paçalarının artık genişlediğini, İtalyan paçanın geride kaldığını söyleyen dikimevi sahiplerine göre adaylar cekette de vatka ve kruvade stilini tercih ediyor.

ADAYLAR ÖZEL DİKİM İSTİYOR

Ünlüler dünyasından birçok isme takım elbise diken Atalay Uçuk, adaylardan gelen siparişleri yetiştirmek için geceli gündüzlü çalıştıklarını belirtti. “Milletvekili adayları özel dikim elbise istiyor. Ya partilerinin adını ya da kendi isimlerini işlememizi istiyorlar” diyen Uçuk da bütün erkek terzilerinin tam kapasite çalıştığını söyledi. Uçuk, “Kaç kişi gelirse işe alacağım. Çalışacak kimseyi bulamıyoruz” dedi. Pantolon paçalarının genişlediğini, İtalyan paçanın geride kaldığını söyleyen Uçuk’a göre adaylar cekette de vatka ve kruvaze yaka tercih ediyor.

İŞ ÇOK ELEMAN YOK

seçim terzilerde işleri iki katına çıkardı ama bunlara yetişecek eleman bulma sıkıntısı var. İstanbul Terziler Odası Başkanı Turan Aydoğdu, “Şu anda çalışan bulamıyoruz. Bu sorunun çözülmesi için elimizdeki usta terzilerin okullara öğretmen olarak atanması lazım. Bu yapılmadığı sürece yeni terziler yetişmeyecek. Sıkıntının bir nedeni se hiçbir ailenin çocuğunu terzinin yanına çırak vermemesi. Terzilik sabır isteyen bir meslek. Gençlere cazip gelmeyen bir durum bu. Son dönemde devletin başlattığı usta öğretim belgesi olan terzilerle bir eğitim modeli var. Meslek lisesi öğrencisi haftanın dört günü terzide bir günü okulda eğitim görüyor. Bu sistem geliştirilirse belki eleman sorunumuz çözülür. Bugün beş yıl tecrübesi olan bir terzinin aylık kazancı ortalama 30 bin TL ama gençler çok sabır isteyen bu işi tercih etmiyor” dedi.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*