Oktay Saral’dan Kanye West Konserine Sert Eleştiri: “İnanç ve Medeniyet Değerlerimize Aykırı!”

Oktay Saral'dan Kanye West Konserine Sert Eleştiri:

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, İstanbul’da düzenlenen ve 118 bin kişinin katıldığı Kanye West konserine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Saral, konserin sıradan bir müzik etkinliği olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, etkinlikte sergilenen bazı söylem ve sembollerin Türkiye’nin inanç ve kültürel değerleriyle çeliştiğini savundu.

Dünyaca ünlü rapçi Kanye West’in İstanbul’daki konseri, katılımın yüksek olmasıyla birlikte siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Oktay Saral, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, konserin müzik ve eğlenceden öte bir anlam taşıdığını ifade etti. 118 bin gencin, inançlarına ve medeniyet değerlerine aykırı unsurların yer aldığı bu etkinliğin bir parçası haline getirildiğine dikkat çekti.

Saral, konser sırasında yer alan bazı ifadelerin ve sembollerin Türkiye’nin kültürel yapısıyla bağdaşmadığını belirtti. Gençlerin küresel kültür endüstrisinin olumsuz etkilerine karşı korunması gerektiğini vurgulayan Saral, tasarımcı Michèle Lamy’nin etkinlikteki rolüne de değindi. Ayrıca, muhafazakâr kesimin bu duruma kayıtsız kalmasını eleştirerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na daha dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Saral’ın paylaşımına yapılan yorumlar arasında, Kanye West’in “I am a God” şarkısının konserde çalınmadığına dair açıklamalar da yer aldı. Öte yandan, Saral’ın yeğeni Ünal Saral’ın da konser alanında bulunduğu görüldü.

Oktay Saral, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’daki Kanye West konseri, sadece bir müzik organizasyonu değildir. 118 bin genç, inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösteride yer almıştır. ‘I am a God’ sözlerinin on binlerce kişi tarafından coşkuyla tekrar edilmesi, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumdur. Okültizm ve karanlık sembollerle ilişkilendirilen Michèle Lamy’nin organizasyondaki varlığı, meselenin sadece müzik ve eğlenceden ibaret olmadığını göstermektedir. En düşündürücü olanı ise, muhafazakâr kesimin bu kültürel kuşatmaya kayıtsız kalmasıdır. Gençliğimize dayatılan bu yabancılaşmaya hiç kimsenin itiraz etmemesi son derece vahimdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, milletimizin manevi ve kültürel hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak bu tür organizasyonlara daha dikkatli yaklaşmasını bekliyoruz. Bu milletin gençleri, küresel kültür endüstrisinin etkisine kapılmadan kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmalıdır.”

Author: Fatma Aydın